Gladyatör deyince, Roma’nın sembolü ‘Kolezyum’ düşer aklıma. Hemen ardından, Ridley Scott’ın filminden Maximus ve tema müziği olan efsane parça gelir peşi sıra… Lisa Gerrard’ın ruhani sesini de işittiğimiz ‘Now we are free’, bana göre bir klasiktir. 

‘Video Killed the Radio Star’

Scott’ın 2000 yılında vizyona giren ve en iyi film dahil, beş dalda Akademi Ödülü alan epik filmi ‘Gladyatör’, Roma İmparatorluğu’na en parlak dönemini yaşatan ve bu yüzden tahtın varisi Commodus’un nefretini kazanan General Maximus’un, ailesi ve statüsüyle birlikte özgürlüğünü de yitirmesinin ve olağanüstü mücadelesinin hikayesidir. Film, Maximus rolündeki Russell Crowe’a en iyi erkek oyuncu ödülünü getirmiş; hikayesiyle boy ölçüşen müzikleri ise, Akademi ve Altın Küre dahil, pek çok prestijli ödüle aday gösterilmiştir.

Bu başarının ardındaki isim, film endüstrisine eser üreten Alman besteci Hans Zimmer dir*. ‘Yağmur Adam’la rüşdünü ispatlayan ve ‘Aslan Kral’la ödülleri toplayan Zimmer’in, kariyerine pop müzikle başladığına şaşırabilirsiniz. Yaşı tutan pop dinleyicisi –ki bu gruba ben de dahilim- 1977’lerde kurulan Buggles’ı bilir. Bu isim bir çağrışım yapmıyorsa bile, Grubun ‘Video Killed the Radio Star’ adlı parçası, eminim ki çoğuna tanıdık gelecektir. MTV’nin açılışında da kullanılan bu şarkının bestecisi, o günlerde klavyenin de başında oturan, Hans Zimmer’den başkası değildir.

Ölü Adamın Sandığı…

Sonrasında kulvar değiştiren Zimmer, elektronik müziği geleneksel orkestra müziğiyle harmanladığı çok sayıda eser vermiştir. En beğendiklerim arasında, Thelma ve Louise için yazdığı ‘Thunderbirds’ü; Sherlock Holmes için yazdığı ‘Discombobulate’i; Kara Şövalye Yükseliyor’un tema müziğini; ‘Inception’ için yazdığı ‘Dream is Collapsing’i ve Karayip Korsanları Ölü Adamın Sandığı’ndan ‘Kraken’i sayabilirim. Ancak Gladyatör için bestelediği müzikler, bana göre açık ara öndedirler.

Zimmer bu filme, kasvetli bir Kasım günü Ridley Scott’dan gelen telefonla dahil olur. Yönetmen tarafından, büyük savaş sahnesini çekeceği sete davet edilen ZimmerLondra’nın güneyinde kalan bir ormanın derinliklerine yaptığı yolculuğun sonunda, kendini bir Roma kampında bulur. Etrafında ihtişamlı çadırlar vardır. Arka plandaysa, bir savaş alanı ve çamurların içinde birbirini kılıçlarıyla öldüren adamlar… Scott ve Zimmer konuşmak üzere, İmparator Marcus Aurelius için hazırlanmış çadıra geçerler.

Gladyatör Valsi

Burada, krallara layık bir yatağın yanında, ipeklerin, morların ve kırmızıların arasında yükselen görkemli mermer büstleri gören Zimmer, kendini Antik Roma’daymış gibi hisseder. Büstlere bakarken, geçmişte kölelerin kanı ve teriyle ortaya çıkmış olan bu sanat eserlerinin, bugün yaşamımızı nasıl da zenginleştirdiğini düşünür. Zarafet ve vahşetin yan yanalığına şaşırmıştır…

Böylelikle kararını verir; savaşın vahşetini, zarif ve kendini tekrarlayan bir müzikle anlatacaktır. Bundan sonra, Viyana valslerini vahşileştirir ve Gladyatör Valsi’ni yaratır. Mavinin farklı tonlarına bulanmış, unutulmaz savaş sahnelerine eşlik etmek üzere…

*Filmin müziklerini besteleme sürecinde, Lisa Gerrard ve Klaus Badelt, Hans Zimmer’e asiste etmişlerdir.

Kullanılan imaj: Film and Furniture