Yazılarımda kullandığım terimlerin anlamlarını, mümkün olduğunca teknik bilgilerden arındırarak vermeyi tercih ettim. (Aşağıda referans verdiğim kaynak kitaplarda daha fazlası sunulmaktadır.)  

ADAGIO: Ağır tempoda demektir.

AIR: Johann Sebastian Bach’ın 3 numaralı orkestra süitinin bölümlerinden birinin adıdır.

ARMONİ: Çok seslilik. Farklı notaların aynı anda kullanılmasıyla ortaya çıkan ses uyumudur.

ARYA: İtalyanca ‘şarkı’ anlamına genel sözcük, genellikle opera, oratoryo ve diğer geniş ölçekli işlerdeki vokal solo için de kullanılır.

BİS: Konserde halkın icracıdan ek parça çalmasını istemek için kullandığı kelime. 

BOLERO: Ağır ritimli bir İspanyol dansı ve bu dansın müziğidir.

FÜG: Sözcük anlamı ‘kaçmak’ olan terim, ana temanın bir seste sunulduğu, diğer seslerin birbiri ardından benzetiş yoluyla temayı izlediği bir besteleme yöntemidir. Seslerin birbiri ardına sıralanışı, bir kovalamacayı andırır.

KANTAT: Genellikle dinsel konular üzerine yazılmış vokal kompozisyonlardır.

KANTOR: Büyük bir kilisenin genel müzik yönetmeni ve müzik eğitiminden sorumlu kişidir.

KAPRİS: Neşeli, keyifli, mizahi enstrümantal parçalar için kullanılır.

KOLORATUR SOPRANO: En ince, en tiz seslere kadar çıkabilen kadın sesidir.

KOMİK OPERA: Konusunun komik olması gerekmeyen, içinde resitatif (melodi olmadan konuşma biçimiyle söylenen) bölümleri de olan opera türüdür.

KORAL MÜZİK: Koro için yazılmış müziktir.

KONÇERTO: Genellikle tek, bazen de birden çok enstrüman ve orkestra eşliği için yazılmış yapıttır. 3 veya 4 bölümden oluşur.

MADRİGAL: Din dışı konuları, özellikle doğa sevgisini dile getiren lirik şiirler üzerine bestelenen çok sesli şarkılardır.

ODA MÜZİĞİ: Az sayıda enstrümandan oluşan, küçük topluluklar için yazılmış müziktir.

ORATORYO: Genellikle kutsal konulu bir oyun metni üzerine, bir şarkıcı veya koronun orkestra eşliğinde söylemesi için yazılmış, içinde oyun öğesi olmayan yapıttır.

PARTİSYON: Çalgı ve şan partilerini içeren nota bütünü. Kitapçık.

PRELÜD: Bir yapıtın ana bölümüne giriş parçası, başlangıç müziğidir.

RESİTATİF: Belli bir melodi olmadan konuşma biçimiyle söylenen müzikli anlatıdır.

SENFONİ: Orkestra tarafından seslendirilmek üzere bestelenmiş, çalış temposuna göre belirli bir düzeni izleyen ve genellikle 4 bölümden oluşan yapıttır.

SENFONİK ŞİİR: Genel olarak tek bölümlü, bir konu, olay ya da şiirsel içerikli bir metne dayanan senfonik yapıttır.

SONAT: Bir, kimi zaman da birkaç enstrüman için yazılmış, üç ya da dört bölümlü enstrümantal yapıttır.

SÜİT: Genellikle bir büyük besteden, bir operadan, bale müziğinden çıkarılan, birbiriyle ilgili bölümlerden oluşan dizidir.

TOKATA: Sözcük anlamı ‘dokunmak için’ olan terim, klavye müziğine verilen ilk adlardan biridir. Özellikle klavyeli çalgılar için ‘doğaçlama çalınan öğretici yapıt’ anlamında da kullanılmıştır.

UVERTÜR: Müzikli sahne yapıtlarının, süit ve senfonilerin başındaki açılış müziğidir.

VİRTÜÖZ: Teknik ustalığın zirvesine ulaşmış yorumcular için kullanılır.

YAYLI ÇALGILAR DÖRTLÜSÜ: İki keman, bir viyola ve bir çellodan oluşan çalgılar grubudur. Bu grup için yazılan müziği de ifade eder.

Kaynaklar:

Klasik Müzik Rehberi – Feridun Hürel (Say Yayınları)

Dinleyicinin Kitabı – Üner Birkan (Borusan Kültür ve Sanat Yayınları)

1001 Klasik Müzik – Genel Editör: Matthew Rye (Caretta Kitapları)