Mozart’ın Kız Kardeşi Filmi – Marianne (Nannerl) ve Wolfgang Mozart

Milyonlarca insanın mırıldanabileceği, tanıdık nağmelerle dolu bir eser o: ‘Eine kleine nachtmusik*’. Bizim küçük gece müziğimiz. Dilimize, ‘Küçük bir serenat’ olarak da dolanabilirdi. Eğer serenat anlamında kullanılan ‘nachtmusik’ kelimesi, Almancadan olduğu gibi çevrilmeseydi.

Beşi bir yerde değil…

Wolfgang Amadeus Mozart’ın, aile bireyleri ve dostlarının doğum günleri ve evlilik törenleri için bir düzine serenat yazdığını, bu eseri de babasının ölümünden üç ay sonra, 1787 Ağustos’unda tamamladığını, tarihe bizzat not düştüğü için biliyoruz. Yaylılar için oda müziği olarak bestelediği beş bölümlük eserini, günümüzde daha çok orkestradan dinliyoruz ama eksik olarak…

Eserin bir bölümü kayıp ancak buna da şükür diyelim. 13. serenat, Mozart’ın vefatından sonra, karısı Constanze’ın çabalarıyla yayınlanmış. Müzikseverle buluşması için de, uzun yıllar geçmesi gerekmiş. Mozart’ın her bölümü birbiriyle yarışacak güzellikteki eserini, kimin için yazdığını bilmesek de, bazı tahminler yapmamız mümkün.

Serbest meslek erbabı

13. serenatın, Jacquin Ailesinin bireyleri veya evlerindeki icralar için yazılmış olması, kuvvetle muhtemel. Mozart’ın bu aile için çok sayıda eser bestelediği malum. Bunların içinde, en yakın arkadaşı Gottfried Jacquin’in kur yaparken kullanması için yazdığı, aşk şarkıları da var. Mozart, Gottfried ve şarkıcı olan kız kardeşiyle, hemen hemen her hafta bir araya geliyordu. Oyun oynamak, müzik yapmak ve çeşitli konuları tartışmak için toplanan bu çekirdek kadroya, kimi zaman dünya görüşünü paylaştığı ve birlikte eğlenmekten keyif aldığı diğerleri de dahil oluyordu.

Ancak Mozart’ın toplumsal ilişkileri, bu grupla sınırlı değildi. Yaşamını, serbest çalışan bir müzisyen olarak sürdürebilmek ve müziğin her alanında iz bırakabilmek adına, büyük bir adanmışlıkla çalışmasına rağmen, dünyadan yalıtılmış olmak bir yana, son derece zengin bir çevreye sahipti. Etrafı, aristokratlar, müzisyenler, öğrenciler, Salzburglu hemşehriler, aktörler ve oyun yazarlarından oluşan tanıdıklarla çevriliydi. Mozart ve Constanze’ın evlerinde, sabah ışıklarına kadar süren, ışıltılı partiler verilirdi.

Büyük insanların büyük zaafları…

Aslında, garantisi olmayan düzensiz gelirinin karşılayamayacağı bir hayat sürüyorlardı. Oysa bir dönem gelecek ve Osmanlı ile savaşa giren Avusturyalılar, yoksullukla sınanacaktı. Viyana kültürel hayatındaki kesintiler, hesapta olmayan ancak hiç bir aile için sürpriz sayılamayacak masraflarla birleşince, Mozart tefecilere dahi borçlanacak ve bu yükten bir daha kurtulamayacaktı. Vefat edinceye kadar, ölesiye çalıştığı halde…

Mozart’ın ekonomik anlamda dibe vuruşuna şahit olacak kadar yaşamasa da, oğlunun para konularında hata yapmaya açık tabiatını bilen Leopold, ters giden bir şeyler olduğunu seziyordu. Bunun için, Mozart ve Constanze’ın ev değiştirme sıklığına dikkat etmesi yetmişti. Mozart, baba evine yolladığı mektuplarda, daha küçük ve uzak muhitlerdeki dairelere taşınmalarının sebeplerini, özenle örtüyordu. Muhtemelen ‘ben demiştim’leri duymak istemediğinden…

Üstelik gerek babası gerekse ablası Marianne ile ilişkisi, samimi bir paylaşıma imkan vermeyecek kadar sakatlanmıştı. Leopold’ün vefatı, buz dağının görünmeyen kısmını da açığa çıkaracaktı! Sonuçta aile bağlarının  gerçekte var olup olmadıklarını, anne ve babamızı yitirdiğimizde anlarız…

Harika çocuklardı onlar

Küçüklüklerinde adeta tek bir beden ve ruh olan Marianne ve Mozart, arada bir yerde birbirlerini kaybetmişler, Mozart’ın Viyana’ya yerleşmesi ve evlenmesiyle de, hepten ayrı düşmüşlerdi. Marianne, harika çocuklar olarak yola beraber çıktıkları halde, Mozart’ın bir hayat kurma fırsatı yakalamasına, kendisinin ise babasının yanında kalmak zorunda bırakılmasına içerlemiş ve faturayı da kardeşine kesmişti. Ona göre, Mozart Salzburg’dan ayrılarak, ailenin ideallerine ihanet etmişti! Esasen, Leopold’ün  yeşertip beslediği bir düşünceydi bu…

Marianne’in duyduğu içerleme, zaman içerisinde öfke ve husumetle birleşti. Öyle ki, babalarının ölüm döşeğinde olduğunu Mozart’dan saklamakta kalmayıp, vefatını şahsen bildirmek nezaketini dahi göstermedi. Mozart, kaybından da, babasının vasiyetinden de, ortak bir tanıdık vasıtasıyla haberdar edildi.

Binlerce veda**

Leopold, kişisel eşyaları haricinde, oğlunu mirasından mahrum etmişti ancak bu bile Marianne’in içini soğutmaya yetmeyecekti. Ablası, Mozart’ın birkaç parça eşyayı kendine saklamasına izin vermediği gibi, onlar üzerinde hak iddia etmemesini rica etti!

Bundan sonra aralarında tek tük mektuplaşmalar oldu. Koptukları halde, kendilerini öyle değilmiş gibi davranmaya zorladılar. Babalarının ölümünden bir yıl geçmişti ki, bu da sona erdi. Can çekişen ilişkileri gibi…

*Küçük Bir Gece Müziği olarak çevrilmiştir.  

**Mozart, 1 Ağustos 1787 tarihli mektubunda, ablasına ‘binlerce veda’ gönderiyordu.

Müzikler ve Hikayeleri – W.A. Mozart Serisinden 4. Hikayeyi okudunuz. Bestecinin diğer hikayelerine, ‘İlgili Yazılar’dan ulaşabilirsiniz. Mozart’ı yazmaya devam edeceğim.